
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 25,645 , Yorum : 12,804
ADNAN ZEKİ BIYIK (POPSTAR MÜFTÜ)
TSM SANATÇISI-MÜFTÜ-DİN ADAMI
1970 Samsun Havza doğumlu.İlk orta tahsilini memleketinde tamamladı.Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirdi.Anadolu Üniversitesi Türk dili ve Edebiyatı ,yine aynı üniversiteye bağlı Aöf Sosyal bilimleri okudu.Kayseri büyükşehir belediye konservatuarını bitirdi.Konservatuar yıllarında Değerli sanatçı ve bestekar Dr Mustafa UYAN’dan musiki bilgisi ve repertuar dersleri alarak müzik bilgisini ilerletti.Ayrıca Neyzen Dr Hakkı TEKİN’den tefeyyüz etti ,birlikte yüzlerce konserler verdi.Ankara da görev yaptığı yıllarda Ankara Büyükşehir Belediye TSM ve THM korolarında korist olarak çalıştı.Kültür Bakanlığı Devlet Halk dansları Hocalarından Ulya TURGUT Hanım’dan Sahne estetiği ve diksiyon dersleri aldı.Nota solfej ve bona dersleri gördü.Kültür Bakanlığı THM sanatçısı Salih TURHAN’dan müzik alanında istifade etti.Kayseri’de İlahiyat eğitimi aldığı sıralarda Neveser Musiki Topluluğu ve Aydınlar Ocağı Türk Tasavvuf müziği Topluluğunu kurdu .Bu topluluklarla binlerce konserlere imza attı.Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı iki buçuk yıllık müftüler ve vaizler eğitim merkezini bitirdi.Görevde yükselme sınavlarında başarılı olunca 2005 yılında Afyon Dinar Vaizi 2005 Ekiminde Hakkari Çukurca Müftüsü olarak atanan sanatçı, Hakkari’de kurduğu “Maliyeciler korosu” ve” Müftü ve Melekleri”adlı kızlar korosu ulusal medyada büyük ilgi uyandırdı.Mart 2007 de Kendisine misafir sanatçı olarak StarTv Popstar alaturka adlı programdan teklif geldi.Popstar Alaturka’da Yanık Ömer adlı kahramanlık türküsünün okuyan müftü Adnan Zeki BIYIK ,kamuoyunda POPSTAR MÜFTÜ olarak ünlendi.Konya’nın Tuzlukçu İlçesine müftü olarak atanan Bıyık,kendi ilçesinde 12 imamdan oluşan “Nasrettin Hoca Türk tasavvuf Müziği Topluluğunu oluşturdu bu ekiple birçok konserler verdi.Konya Beyşehir’de ise “Eşrefoğlu Türk Tasavvuf Musikisi Topluluğunu kurdu ve şefliğini yaptı.İlahiyat fakültesi bitirme tezi olarak “Sanat Güneşi Zeki MÜREN’in Türk müziğine ve Sahnesine Getirdiği Yenilikler “i çalıştı.Bu tez İlahiyat Fakülteleri tarihinde bir ilki teşkil etti.Sanat ve din adamlığını birlikte devam ettiren BIYIK,2009 10 Kasım Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar Konserini İmamlardan oluştuğu korosu ile vererek Türkiye’de bir ilke daha imza attı.30 civarında bestesi olan sanatçının “Yandır Beni”adlı bir albümü bulunmaktadır. Arapça ve İngilizce bilen BIYIK, Süleyman DEMİREL Üniversitesinde Türk Dini Musikisinden yüksek lisans yapmaktadır.2010 itibarıyla Edirne Lalapaşa müftüsüdür.
Abdullah ALTUNBAY
Asistan
ABDULLAH ALTUNBAY
Spelunca Luxury Cave Hotel
Goreme kasabasi kapadokya/Nevsehir
tel 03842712735 fax 03842712897 gsm 0543 2712735
www.hotelspelunca.com
ramazan sokut
Yaşamı
1977 Malatya doğumludur. Ulusal bir televizyonda aktüel kameramanlığı yapmış, çeşitli prodüksiyon yapımlarında reji yardımcısı ve kameraman olarak bulunarak setlerin tozunu yutmuştur. Sinema diline vakıf olarak, kamera plan ve acı tekniğini kavrayarak hikaye tasviini birleştirmesi ile televizyon, sinema ve çizgi film senaryoları da kaleme almaktadır. Şiir, deneme, makaleleri çeşitli dergi ve gazeteler de yayınlanmaktadır. Yayınlanmaya hazırladığı; roman, hikaye,deneme, şiir ve araştırma türlerinde eserler verecektir.2007 yılında Var Oluşa İki Kanat soluğanı ile “İki Kanat Yayınları”nı kurmuştur. Medya ve prodüksiyon alanında faaliyet gösteren ve sektörün saygın konumunda olarak adından söz ettirmeyi başarmış bulunan Atlantik Medya Dağıtım Planlama ve Prodüksiyon şirketinde: Yapımcı, yönetmen, kameraman ve senarist olarak faaliyetini sürdürmektedir.
İhsan Işık’ın hazırladığı: Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (11. Ciltte) Elvan Yayınları- Ankara, 2008
Ali Gündüz’ün hazırladığı: Türkiye Şairleri ve Şiirleri Antolojisi (4. Ciltte) Gündüz Yayınları- Ankara, 2007
Kaynak eserlerde yer almıştır...
Üyesi Olduğu Kuruluşlar
ANASAN (Anadolu Sanatçılar,Şair,Yazar,Ozan ve Bilim Adamları Birliği)- Denetleme Kurulu Üyesi
İlesam- Asil Üye
Türkiye Yazarlar Birliği- Asil Üye
Edebiyat- Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği ESKADER- Asil Üye
Edebiyatçılar Derneği- Asil Üye
Malatya İzollu Vakfı - Asil Üye
Eserleri
Aynalar – Şiirler (İki Kanat Yayınları) İstanbul- Haziran/ 2007
Hayata ve İnsana Dair – Şiir (İki Kanat Yayınları) İstanbul- Ağustos/ 2010
Sevgiye Dair – Şiir (İki Kanat Yayınları) İstanbul- Ağustos/ 2010
Özleme Dair – Şiir (İki Kanat Yayınları) İstanbul- Ağustos/ 2010
Hüzün Yağmuru – Deneme (İki Kanat Yayınları) İstanbul- Ağustos/ 2010
Filmografyası
Kameraman Filmografyası
Kurtlar Vadisi Pusu 4. Sezon 2010 Kameraman, Dizi Filmi
Kurtlar Vadisi Pusu 3. Sezon 2009 Kameraman, Dizi Filmi
Kurtlar Vadisi Pusu 2. Sezon 2008 Kameraman, Dizi Filmi
Fadik İntikam Peşinde 2008 Kameraman, TV Filmi
Kan Damlaları 2007 Kameraman Asistanı, TV Filmi
Toprağa Kan Düştü 2007 Kameraman Asistanı, TV Filmi
Kabadayı 2007 Kameraman Asistanı,TV Filmi
Göç-1 2006 Görüntü Yönetmeni Yardımcısı, TV Filmi
Göç-2 2006 Görüntü Yönetmeni Yardımcısı, TV Filmi
Anadolu Aşkı 2006 Kameraman Asistanı, TV Filmi
Cemre 2006 Görüntü Yönetmeni Yardımcısı, TV Filmi
Gönül Suver
(Araştırmacı Yazar-Hukukçu-Avukat)-Malatyada dünyaya geldi.İktisadi ve İdari bilimler fakültesi ile Hukuk fakültesinden mezun oldu.Hukuki konularda yayınlanmış çok sayıda araştırma ve makalesi bulunmakta.
ALMİR
Antalya da rafting Turu
hafta ici 33 Tl
Haftasonu 40 TL
Ulasim + Rafting + Rehberlik +Sigorta
dahil.
http://rafting-antalya.net/rafting-sorular.html
Tel: 0242 746 85 12 - 0242 746 85 19
sfm tur
Ömer Hilmi Gür( 1877 – 1939 )
Artvin Sancağı’nın ilk mutasarrıfı ( vekillilikle ) havali Kumandanı Albay Eğinli Ömer Hilmi Gür Beydir.
Birinci dünya savaşı yıllarında İşhan Hudut Taburunun Kumandanı bulunan, İkinci dönem T.B.M. Meclisine Artvin Milletvekili ( Mebusu ) Artvin ve çevresinde unutulmaz anılar bırakan Ömer Hilmi Bey Eğin (Kemaliye)’nin Endiyabay Mahallesinde, Delibaşı sokağında Babası Delibaşızâde Mehmet Efendinin evinde doğmuştur.
Annesinin adı Âbide Hanımdır. İlk öğrenimini Eğinde yaptıktan sonra İstanbula giderek orada sırasıyla Soğukçeşme Âskeri Rüştiyesi, Kuleli Sultanisi ve Harbiye tahsillerini bitirerek 1316 ( 1900 ) yılında subaylıkla Türk ordusuna katılmıştır.
İlk görevi Erzurum’da Nümune Bölüğündedir. Sonraki görevleri sırasında Van, Bitlis, Diyarbakır dolaylarındaki Ermeni çetecilerinin ve başkaca eşkıyanın takiplerinde bulunmuş; 1912 -13 yılları arasında o zamanki Türk – Rus sınırı üzerindeki İşhan Hudut Taburu Komutanlığına gelmiştir.
Birinci Dünya Savaşı başlangıcında, Savaş planı gereğince Oltu – Kaleboğazı Hudut Taburu ile kendi taburunu birleştirerek savaşlara katılmıştır. Bu savaşmaları sırasında gösterdiği yararlıkların anılarından her biri, heyecan birer tarih menkıbesi kadar ilginçtir. Oltu savaşlarında domdomlu bir mermi isabeti ile çene kemiği birkaç yerinden kırılmış, dişlerinden on birini kaybetmiş ve gazi olmuştur.
Bir süre Erzurum’da Askeri hastanede tedavi gördükten ve hava tebdili istirahatını bitirdikten sonra, önce sansa Nokta Kumandanlığına, sonra Giresun İskele Nokta Kumandanlığı’na atanmıştır. Giresun’da iken Ordu Kumandanı Vehip Paşa’nın keyfi isteklerini reddettiği için tekrar cephe subaylığına alınmıştır. Türk Ordusu Azerbaycan’a geçtiği sırada 18. Alay Kumandanı olarak Tebriz’ e gitmiş, bir yıla yakın bir sürece Tebriz Merkez Kumandanlığını yapmıştır.
İstiklal Savaşımızda Doğu cephesinde Kâzım Karabekir Paşa ile birlikte savaşlara katılmış, Kars’ın alınmasında oranın Merkez Kumandanlığı ve Divan-ı Harp Reisliği görevini yürütmüştür. Doğu Cephesindeki savaşlarımız zaferle bittikten sonra da Artvin Havil Kumandanlığına getirilmiş, Artvin Mutasarrıflığını da birlikte yürütmüştür. Bu ödevleri sırasında kendisini çevremiz insanlarına çok sevdirmiş, halkın da isteği üzerine T.B.M. Meclisinin ikinci döneminde Artvin Milletvekili seçilmiştir.
Meclisteki çalışmaları sırasında, çevrenin yolundan – izinden yoksun acıklı durumunu çok iyi bilen Ömer Hilmi Bey’in Artvin Mebusu sıfatıyla Artvin – Bayburt arasında Çoruh yatağını izleyecek bir ana yol, hatta bir tren hattının lüzumuna inandığını ve bu davasını Mecliste savunduğunu Artvinliler bilirler.
Milletvekilliği dönemi sonunda general olmak için Yüksek Kumanda Kursu’na çağrılmış ise de, emekliliğini isteyerek resmi görevinden ayrılmış. Sarıçiçek’teki babadan kalma çiftliğinde tarımla meşgul iken 1939 yılında rahmete kavuşmuştur. Fransızca bilirdi. 184 dev cüsse bir zat idi. Onun bir tek oğlu Sayın Mehmet Hilmi Gür ‘dür. İkide kız evladı vardır.
------------------------------------------
Kaynak : Artvin İli I - M.Adil ÖZDER - Abdullah AYDIN
Al. Haz.: Hamşioğlu Zafer ŞENOL
Adnan ÖZTÜRK (www.adnanozturk.tr.gg)
SİNKOTLU ÇİL HÜSEYİNOĞLU KADİR AĞA
(1861-1921)
1861 yılında Çıldır Sancağına bağlı olan o zamanki Artvin Kazâsının Sinkot (Sümbüllü) Köyünün Kuvarshan Mahallesinde bulunan Çil Hüseyin Ağa’nın çiftliğinde dünyaya gelmiştir. Kuvarshanlı Çil Hüseyin Ağa’nın oğludur. İyi bir öğrenim görebilmek için ailesinden ve köyünden uzun bir süre uzak kalmış, tahsil hayatı hep gurbette geçmiştir.
Tahsilini müteakip özellikle Rusların işgali altındaki Osmanlı topraklarında uzun yıllar gizli görevlerde bulunduktan sonra köyüne dönen Kadir Ağa, bir süre Almanlarla Rusların işlettiği Kuvarshan Bakır Fabrikası’nda yetkili olarak çalışmaya başlamıştır. Bu arada Almanca ve Rusçayı çok iyi konuşuyor olması da ecnebi olan Fabrika sahiplerinin hemen güvenlerini kazanıp yetkili olarak iş başı yapmasında şüphesiz etkili olmuştur. Zaten onu özel olarak eğitip yetiştirenler buraya da özel bir görevle göndermişlerdir!..
Kuvarshan Bakır Fabrikasını bir müddet kendi nâmına çalıştıran Kadir Ağa hazır mal devretmiş ve bilahare Tiflis’e gitmiştir. Bu arada orada Gürcüceyi de öğrenme imkânı bularak Almanca ve Rusçayı konuştuğu gibi bu dili de çok iyi konuşmaktadır. Tiflis’te bir müddet çalıştıktan sonra gerek Gürcü yetkililerinin ve gerekse yöre halkının teveccühlerini kazanarak orada yetkili biri (şimdiki adıyla Emniyet Amiri) olmuştur. Dolayısıyla Batum ve Tiflis civarında isim yapmıştır.
1891 yılında Osmanlı Devleti adına gizli bir görevle Rusya’da görev yapmakta iken kız kardeşinin düğünü münasebetiyle kısa süreli olarak köyüne gelebilen Kadir Ağa, kız kardeşi Fatma Hanımla Mehmet Remzi Efendi’nin bu mutlu günlerinde onları yalnız bırakmamıştır. Çil Hüseyin oğullarıyla Çağal oğulları arasındaki akrabalık buradan gelmektedir.
Kadir Ağa, gözü pek, kartal bakışlı, cengâver ve vatansever olduğu kadar da esrarengiz bir kişiliğe sahipti. Bunun yanı sıra çok iyi Rusça ve Almanca bilmesi Rusların iştahını çok kabartmış olacak ki, ona özel bir ilgi göstermişler ve özellikle 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı’nda hizmetinden azami derecede istifade etmeye çalışmışlardır. Tabi o da onların bu zaafını çok iyi değerlendirip onlardanmış gibi davranmıştır. Hadd-i zâtında Teşkilât-ı Mahsûsa’nın ileri gelenlerinden biri olan Kadir Ağa’nın pek çok civanmerde nasip olmayan en zor görevlere hiç tereddüt etmeden can siperâne bir şekilde atılması, sırf devletinin ve milletinin kurtuluşu ve bekâsı içindir. Yiğitliği kadar oldukça mütevazi olan Kadir Ağa’nın olağanüstü kişilik yapısında, aslâ şan-şöhrete, rütbe-dereceye ve mevki-makama mahal bulunmayıp, hiç kimseden bu yönde hiçbir beklentisi de olmamıştır.
Sarıkamış’ta Allâhu Ekber dağlarında askerimiz donduğu zaman eniştesi Mehmet Remzi Efendi’ye haber gönderiyor. “Rus askeri oradan çekilmiştir . Osmanlı askeri oraya gelmesin!..” şeklinde yazılı haber yerine ulaştığı halde, asker gönderilmiş ve on binlerce kahraman Türk askeri orada donarak şehit olmuştur!..
Dedem Mehmet Remzi ÇAĞAL’ın anlattığına göre, 93 Harbi denilen 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında asırlarca Osmanlı toprağı olan Batum’dan Anadolu’nun iç kesimlerine büyük göç oluyor. Tabii Ruslar durumdan istifade ederek Batum’daki Gürcü nüfusunu arttırdıkları gibi nüfuzlarını da arttırıyorlar. Batum’un elimizden çıkışında içeriden birilerinin Rus tahakkümünü tercih etmiş bulunmaları önemli bir rol oynuyor. Atatürk milli mücadeleyi başlatınca, Kadir Ağa Artvin-Batum ve Ardahan civarında olan biten her şeyi ona haber veriyor.
1920 yılının sonlarına doğru Ruslar Kadir Ağa’ya, “Artvin halkı seni çok seviyor. Git sen adamları yanına al. Artvin de bizim olsun.” deyince, Kadir Ağa da Melo ve Sultan dağındaki cephanenin kendisine teslim edilmesini istemiştir. Cephaneliğin anahtarlarını alınca da, o sıralarda Ardanuç’ta hem kadılık görevini yapıp, hem de yöre halkını Rus ve Gürcü tahakkümüne karşı örgütleyen eniştesi Mehmet Remzi Efendi’ye “Artvin’deki ağaları topla, Ardanuç’a geliyorum!..” diye haber göndermiş, bilahare Ardanuç’a gelerek Artvin’in ileri gelen ağalarıyla görüşmüştür. Görüşme neticesinde düzenledikleri bir plan muvacehesinde önce Sultan dağında ve müteakiben Melo’da bulunan cephaneliklerdeki silahları ve mühimmatı halka dağıttıktan sonra Ardahan’dan Yüzbaşı Süreyya Bey’le de irtibata geçerek, böylece takviye destek almak suretiyle 21 Şubat 1921 günü Artvin’i Rus işgalinden kurtarma şerefine ermişlerdir.
Bu yenilgiyi hazmedemeyen Ruslar, Kadir Ağa’nın gerçek bir Türk olduğunu ve haliyle oyuna getirildiklerini geç de olsa anlayınca, ondan intikam alma hırsına kapılıyorlar. Bunun için de yeğeni Ahmet Ağa’yı alçakça bir pusuya düşürüyorlar. Fakat Ahmet Ağa tek başına karşısına çıkan bir yığın düşman askeriyle kahramanca mücadele vererek onlara galebe çalıyorsa da yaralanıp da tâkati kesilince atına atlayıp yarı baygın vaziyette amcası Kadir Ağa’nın yanına geliyor. Kadir Ağa da hemen yeğenini Ardahan Hastanesine gönderiyor. Ardahan’a götürülen Ahmet Ağa buradan da Kars Hastanesine sevk ediliyor. Bunu fırsat bilen Ruslar Ahmet Ağa’yı Batum’a kaçırıp hapsetmiş, daha sonra da idam etmişlerdir.
Kadir Ağa, Süreyya Bey’e “Sen ordunun başında Ardahan’a git. Ben de yeğenimi ziyaret etmek için yola çıkayım.” diyerek yola koyuluyor. Kadir Ağa’nın Ardahan’a gittikten sonra bir daha geriye dönmemesiyle ilgili, “Rus askerleriyle karşılaşmış ve çatışmada şehit düşmüş!..” veya “Yeğeni Ahmet Ağa’nın Ardahan Hastanesinden Kars Hastanesine gittiğini duyunca bir an evvel ona ulaşmak için Aras nehrinin üzerinden geçerken atılan bir bombayla şehit edilmiş!..” şeklinde çeşitli söylentiler bulunmakla birlikte ninem Fatma ÇAĞAL, kardeşi Kadir Ağa’nın öldüğüne inanmamış ve bir gün bir yerden gelir ümidini her zaman içinde saklamış, devamlı Ardahan istikametindeki vadiye bakmıştır. Her ne kadar ve her ne hikmetse bazı kitaplarda söylenti ürünü olarak onun ölüm tarihi 1914 olarak yazılmış olsa da, bu tamamen gerçekleri yansıtmayıp gerçek tarihimizi saptırmış olduğundan benim kanaatim de ninem gibi 21 Şubat 1921 tarihi, Artvin’in kurtuluşuyla birlikte onun buradan ayrılış tarihidir.
Kadir Ağa’nın öldüğü haberinin bir kaynağı da Batum’dan Artvin’e gelen Bibinoğlu Haydar Efendi’dir. Ayrıca Ahmet Ağa’nın da Batum’da asılarak idam edildiğini de söylemiş olan Haydar Efendi, tıpkı kadim dostu Kadir Ağa gibi gerçek bir Türkiye sevdalısı olup, memleketinin selameti için kendisine verilen her türlü zor görevi seve seve yapan ve Teşkilât-ı Mahsûsa’ca verilen görev icabı güven hissi uyandırmak suretiyle Ruslara feleğini şaşırtan ender şahsiyetlerden biri olup daha sonra İstanbul’a yerleşmiştir.
........
........
12/04/2010 Erol ÇAĞAL - ARTVİN
(Araştırmacı-Yazar)
Kaynaklar:1- Fatma ÇAĞAL (Kadir Ağa’nın kız kardeşi, M.Remzi Efendi’nin eşi)
2– Mehmet Remzi ÇAĞAL (Eski Artvin İl Müftüsü)
3– Ali Osman ÇAĞAL (M. Remzi ÇAĞAL’ın oğlu)
4– ÇAĞAL Ertuğrul, Çoruh Kahramanları-Piyes, Vakit Matbaası, İstanbul-1948.
Dipnot: Artvin’i kurtaran Çil Hüseyin oğlu Kadir Ağa’nın ve onu bu kutsal mücadelesinde yalnız bırakmayan isimsiz kahramanların kurtuluş mücadelesi ve Artvin’in kurtuluşu, ninem Fatma ÇAĞAL tarafından anlatılmış ve ilk olarak ağabeyim Ertuğrul ÇAĞAL tarafından 1947 yılında “ÇORUH KAHRAMANLARI” adıyla piyes şeklinde kaleme alınmıştır. Bu piyesten elimde mevcut olup isteyene verebilirim.
----------------------------------------
Adnan ÖZTÜRK (www.adnanozturk.tr.gg)
1963 yılından bu yana ahşap köşkümüzde , eşsiz manzara ve yemyeşil bahçemizle hizmet vermekteyiz..
0216 382 60 68
www.villarifat.com
2010 yılı fiyatlarımız
İki kişi oda+kahvaltı = 120 TL
Tek kişi oda+kahvaltı = 90 TL
Villa Rıfat
Gürkan Ateş, 1967 senesinde Mevlana'nın ili Konya'da dünyaya gelmiştir. Baba memleketi Denizli, İzmir, Konya, Ankara, İstanbul, Brüksel (Belçika), Vaşington (ABD) şehirlerinde yaşamıştır. Gürkan Ateş "Konya'nın Alimleri ve Velileri" adlı kitapta da bahsedilen Hoca Sarı Ali Efendi'nin (Ali Avni Uz) torunudur. (http://www.merhabahaber.com/akademik/10-29-03-11-2010.pdf).
Liseden mezuniyet sonrası doktorluk mesleğini edinmek üzere Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ni (GATA) kazanmış, 1,5 yıl sonra ise ÖSYM sınavında aldığı yüksek puan ile hak ettiği TÜBİTAK bursu sayesinde ODTÜ Matematik Bölümü'nü tercih etmiştir. ODTÜ eğitimi boyunca şeref listesine giren Ateş, ÖSYM sınavına girerek Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye Bölümü'nü kazanmış ve mezun olmuştur.
Üniversite eğitimi süresince özel dershanelerde matematik ve ingilizce dersleri vermiştir. Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden 1994 yılında mezun olmasıyla Hazine Müsteşarlığı'nın sınavını kazanarak Uzman Yardımcısı olarak Ankara'da göreve başlamıştır. Nakit yönetimi, Kamu Ortak Hesabı ve borçlanma çalışmalrında bulunmuştur. 2000 yılında George Washington University'de Finans dalında (MSF- Master of Science in Finance) yüksek lisans yapmak üzere ABD'ye gitmiştir. Master eğitimi sırasında; Hazine Müsteşarlığı'nda risk yönetiminin kurulması gerekliliğine ilişkin bir makale (http://www.ceterisparibus.net/turkiye/guncel.htm) yazarak yetkilileri bu konuya dikkatlerini çekmiştir. 2002 yılında mezuniyeti sonrasında Türkiye'ye dönüşünde "Risk Yönetimi" biriminde göreve başlamıştır. 2003 yılında, ülke risklerinin belirlenmisinde önemli bir yeri olan kredi temerrüt swaplarının hesaplanması ve ülkeye tanıtılması konusunda bir makale yazmıştır (http://www.makalem.com/Search/ArticleDetails.asp?nARTICLE_id=2857). Bu makalenin ardından, yine bir risk olarak gördüğü gayrimenkuller hakkında "İpoteğe Dayalı Menkul Kıymetler ve Teminatlı İpotek Yükümlülükleri" (http://www.makalem.com/search/articledetails.asp?bWhere=true&nARTICLE_id=3530) konulu bir makale daha yazmıştır. Aynı yıllarda Türkiye'nin borçlarının sürdürülebilirliğine ilişkin hesaplama ve stres modelleri hakkında çalışmalarda bulunmuştur. Ayrıca Avrupa Birliği müzakerelerinde tarama faaliyetlelerinde bulunmuştur.Atılım Üniversitesi İşletme Bölümü'nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak "Risk Yönetimi", "Para ve Banka" ile "Finansal Piyasalar" deslerini vermiştir. (http://www.google.com.tr/#hl=tr&biw=1021&bih=655&q=%22g%C3%BCrkan+ate%C5%9F%22+at%C4%B1l%C4%B1m&aq=f&aqi=&aql=&oq=&gs_rfai=&fp=19b27ce312f6d02c).
2007 yılında, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü'nde Doktora eğitimine başlamış ve Doktora ünvanı için Tez sunum aşamasına gelmiştir.
Kaynak
www.gurkanates.com
blue
ıyı gunler,
annem önay alpago hakkında yayaınladıgınız biyografı yanlıs ve yorum içermektedir. asagıdaki metni yayaınlamanızı rica ederiz.
---1947 yılında Karadeniz Ereğlisi'nde doğdu. Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. SHP'de aktif siyasete başladı. Kongre ile seçilen ve üst üste iki kez ilçe başkanı olan ilk kadın oldu. Parti Meclisi ve MYK Üyeliği ile Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. Kadın Aile ve Sosyal Hizmetlerden Sorumlu Devlet Bakanlığı yaptı. Evli ve iki çocuk annesi. Çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi olarak çalışmakta ve serbest avukatlık yapmaktadır----
şeref alpago seref..alpago@gmail.com
NEHİR APART OTEL www.nehirapart.com 02425127591
Türk aileler için alanyada tatil yapmak ve bir apart otelde kalmak
en doğru ve yerinde karardır.çünki, bizim Türk aile yapımız kalabalıktır,
otellerde küçücük odanın içine anne baba ile çocuklar balık istifi gibi
sıkışmaya , yada iki ayrı oda tutup çocuklarımızdan uzak kalmaya yatkın
aile yapımız yoktur.NEHİR apart otelimizde çok rahat ve güvenli şekilde
iki ayrı odada konaklamak aile yapımıza uygun ve ev ortamında
tatil yapmaya imkan sunar.bir yıl tatil hayal edipte yabancılar arasında
yabancı kalmak, onlarla yemek kapma yarışı yaşamak, içeriğini bilmediğiniz
ve çok ucuza verilen herşey dahil yemeklerini canınızdan çok sevdiğiniz
ailenize yedirmek, ahlak ve namus anlayışı sizinle aynı olmayan yabancı
ülke insanlarıyla bir arada olmak istemiyorsanız... sizin aradığınız yer
tam NEHİR APART OTEL www.nehirapart.com sizi bekliyor.
Nehir Apart Otel
2004 yılında Akhisar’da kurulan Anıl Gümüş ve Kuyumculuk, başarılı ve sistemli çalışmalarıyla kısa sürede, büyük bir büyüme gerçekleştirdi. Azim Ve Kararlılığın Gözalıcı Işıltısı... Anıl Gümüş ve Kuyumculuk, kurulduğu ilk günden bu yana sürekli yükselmeyi hedefleyen bir istikrarla yoluna devam ediyor.
Yaklaşık 150 adete yakın her ölçüsü hazır modelimiz ve üzerinde her türlü değişikliğin, istekleriniz doğrultusunda yapılabildiği ve sipariş üzerine çalışan alyans modellerimiz siz müşterilerimiz için mağazamızda sergilenmektedir.
Müşterilerimiz en iyisini hak ettiğini düşünerek gerek modellerimiz gerekse üretim kalitemizle sizlere layık olmaya çalışmaktayız.
Hakkı CİN
bolu köroğlu konağı
konaklama:11 oda ve 75 kişilik restauranttan oluşmaktadır.
ulaşım:kartalkaya yolu sarıalan yaylası mevkii 28.km
adres: www.koroglukonagi.com
tel: 0374 2189007-08
05377138323
sizleri aramızda göemeten mutluluk duyarız......
bolu köroğlu konağı
Sitenizde yer alan ve artık oldukça eskimiş olan biyografimin güncellenmesi dileğiyle aşağıdaki yeni metni gönderiyorum. Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Ufuk Tavkul
Prof. Dr. Ufuk TAVKUL
Kafkasya’dan 1905 yılında Anadolu’ya göç ederek, 1910 yılında Konya’nın Sarayönü ilçesine bağlı Başhüyük köyüne yerleştirilen Tohçuk adlı bir Kafkas / Karaçay ailesine mensup olan Ufuk Tavkul,15.12.1960 tarihinde Ankara’da doğdu. TED Ankara Koleji’ni bitirdi. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümünden mezun olduktan sonra, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji bölümünde master ve doktora yaparak “sosyoloji doktoru” unvanını aldı. Türkoloji alanında yaptığı araştırma ve çalışmalar neticesinde, 2002 yılında Çağdaş Türk Lehçeleri bilim dalında “doçent” unvanını kazandı.
1988-2004 yılları arasında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nde görev yapan Ufuk Tavkul, 2004 yılı Şubat ayında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları bölümünün doçentlik kadrosuna atandı.
2009 yılı Mart ayında profesör olan Ufuk Tavkul, halen Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
1992-1995 yıllarında Genel Kurmay Başkanlığı’nda yurt dışında görev yapacak askerî personele Kafkasya konusunda, 1998-2000 yıllarında Millî Güvenlik Akademisi’nde Kafkasya ve Orta Asya konularında konferanslar verdi. Yurtiçi ve yurt dışındaki pek çok sempozyum ve konferansa katılarak tebliğ sundu.
1977 yılından itibaren Kafkasya’da kalan akrabalarıyla temas kurarak 1990-2000 yılları arasında pek çok defa Kafkasya’da dil ve sosyoloji konularında saha araştırmaları yaptı, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nun yürüttüğü “Türk Kültürünün Çevre Kültürlerle Etkileşimi” projesinin Kafkasya bölümünde görev alarak 1997 yılında Kafkasya’da Kabardin-Balkar Cumhuriyetinde saha araştırması gerçekleştirdi, bu arada dil ve toplumsal yapıya ait veriler topladı.
Kafkasya’nın etnik ve sosyo-kültürel yapısı, Kafkasya halkları arasındaki etnik ve kültürel yakınlık ve benzerlikler, Karaçay-Malkar Türkçesi grameri ve sözlüğü konularında Türkiye’de ve yurt dışında (Macaristan, Polonya ve Rusya’da) yayımlanmış iki yüzden fazla makalesi ile, Kafkasya Dağlılarında Hayat ve Kültür, Karaçay-Malkar Türkçesi Sözlüğü, Karaçay-Malkar Atasözleri, Etnik Çatışmaların Gölgesinde Kafkasya, Karaçay-Balkarlar, Karaçay-Malkar Destanları, Kafkasya Gerçeği, Kafkasya’da Kültürel Etkileşim adlı sekiz kitabı vardır.
Ayrıca yayımlanmak üzere olan üç kitabı şunlardır:
Nartlar – Karaçay-Malkar Mitolojisinin Destan Kahramanları, Ankara Türk Dil Kurumu.
Kafkaslarda Sözlü Edebiyat Geleneği – Karaçay-Malkar Halk Şairleri Antolojisi, Ankara TÜRKSOY.
Kafkasların Kalbine Yolculuk – Karaçay-Malkar, Ankara.
İngilizce, Karaçay-Malkarca ve Kıpçak lehçesi grubuna giren Kumukça, Nogayca, Kırım Tatarcası, Kazan Tatarcası, Kazakça, Kırgızca lehçelerinin yanı sıra Osmanlıca bilmektedir.
Bilim adamı-Akademisyen kimliğinin yanı sıra sporcu kişiliği ile de tanınan Ufuk Tavkul Dağcılık, Mağaracılık, Yamaç Paraşütü, Rafting, Scuba Dalış, Dağ Bisikleti, Okçuluk sporlarında yıllarca faaliyetlerini sürdürmüştür.
Türkiye’de ve Kafkasya’da pek çok önemli dağ zirvesine ve buzula tırmanan Tavkul, mağaracılık sporunda da Türkiye’deki birçok önemli mağarayı keşfetmiştir.
Fotoğrafçılık sanatıyla da ilgilenen Tavkul, doğa sporları faaliyetlerini gerçekleştirdiği yıllarda bunları sayıları birkaç bini bulan dialarla belgelemiştir. Ornitoloji (Kuş Gözlemciliği) ile de yakından ilgilenen Ufuk Tavkul’un bu konuya yönelik elinde geniş bir dia koleksiyonu vardır. Bu konudaki ilgisi özellikle siyah ve kızıl akbaba, şahin ve kartal türleri üzerinde yoğunlaşmıştır.
Gitar ve akordeon çalan Ufuk Tavkul, bilhassa Kafkas / Karaçay-Malkar müzikleri konusunda derlemeler yapmıştır.
Ufuk Tavkul
colossus junıor otel gumbette denıze 50 barlar sokagına 80 metre mesafede olup 24 odasıyla 12 ay hızmete acılmıstır odalarımızda tv klıma sıcak su 24 saat oda servısı ucretsız ınternet bulunmaktadır havuz havuz barıyla snack barıyla alakart restaurantıyla sızlerın tatılın anlayısınıza cevap verecek yerdeyız cunkı cennetın tam yanındayız
aytekın erkaya
Sayfa :
Güven Kıraç
PDFTools
Hac Cemil Kapkapcı
Kutberk Hotel
Selim Edes
Black Magic
Karakaya Otel
GAlert
Gürbüz Çapan
Kemal Burkay
Abdullah Abdurrahman
Web Studio
KitchenDraw
AntiHook
Vural Bayazıt
Tiryaki Hasan Paşa
Ertürk Yöndem
GELİBOLU
UniView
Günter Grass
- Fıkra